Loader

KAMU İDARELERİNCE TEHİRİ İCRA KARARI ALARAK KAMU ZARARI OLUŞTURULABİLİR

 

Dr. Erkan Karaarslan

1)Genel Olarak

Kamu idarelerinin ve bilhassa da belediyelerin kesinleşmeden icraya konulabilecek olan mahkeme kararlarına karşı, uygulamada sıklıkla tehiri icra kararı alma yoluna gittikleri görülmektedir. Esasında bu yazıda detaylandırılacağı üzere, bu işlem kamu idareleri için son derece sorunlu sonuçlar içeren bir yöntemdir. Bu yönteme başvurulması gereksiz bir şekilde kamusal yükümlülükleri artırmakta ve esasında kamu zararına sebep olmaktadır. Detaylıca anlatalım.

2) Hukukumuzda Tehiri İcra

İlamlı icranın durdurulması, diğer adıyla tehiri icra, borçlunun mahkeme kararına karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurduğu durumlarda, icra işlemlerinin durdurulmasını sağlayan bir hukuki mekanizmadır. Borçlu, bu amaçla icra dosyasına belirli bir teminat yatırarak mahkemeden tehiri icra (İcranın geri bırakılması) kararı talep edebilir. Bu düzenleme, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 36. maddesinde düzenlenmiştir. Borçlu, temyiz veya istinaf başvurusu yaptığını belgeleyerek ve İcra Mahkemesi’nden alacağı tehiri icra kararı ile, icra işlemlerinin üst derece mahkeme karar verinceye kadar durdurulmasını sağlayabilir.

3) Tehiri İcra Kararı Süreci

İcranın geri bırakılması süreci, alacaklının karar doğrultusunda ilamlı icra takibi başlatması ve bu icra emrinin borçluya tebliğ edilmesiyle başlar. Tehiri İcra Kararı Süreci;

  1. Borçlu, icra emrinin kendisine tebliğinden sonra mahkeme kararına karşı istinaf veya temyiz başvurusunda bulunduğunu belgelemelidir.
  2. Bu amaçla, kararı veren mahkemeden derkenar (karara karşı başvuru yapıldığını gösteren belge) alınır. (Derkenar, karara karşı kanun yoluna başvurulduğuna ilişkin olarak kararın verildiği mahkemeden alınan ve istinaf/temyiz talebinin süresi içinde ve usulüne uygun yapıldığını gösteren resmi belgedir.)
  3. Ayrıca, icra dosyasına teminat yatırması gerekir. Bu teminatın tutarı, dosya borcuna üç aylık faiz eklenerek hesaplanan toplam icra alacağı kadardır. Teminat, nakit olarak veya banka teminat mektubu yoluyla verilebilir.
  4. Teminat yatırıldıktan sonra, icra müdürlüğü borçluya icra mahkemesine başvurabilmesi için uygun bir süre tanır. Bu süreye ilişkin olarak borçluya “mehil vesikası” verilir. (Mehil vesikası, ilamlı icra takibinin durdurulması (tehiri icra) sürecinde, borçlu tarafından gerekli belgelerin ibraz edilmesi ve teminatın yatırılması üzerine düzenlenen resmi bir belgedir. Bu belge, icra işlemlerinin geçici olarak durdurulduğunu ve borçluya icra mahkemesinden tehiri icra kararı alabilmesi için süre tanındığını gösterir.)

 

4) Kamu İdarelerinin Tehiri İcra Kararı Almasının Sonuçları ve Ekonomik Analizleri

Gerçek Bir Örnek; Kamu idareleri ilk derece hukuk mahkemelerini kaybetmeleri üzerine mevcut borçlarını 3 ay sonraki faizini de icra dairesi emanet hesabına yatırmak suretiyle tehiri icra kararı aldırmaktadırlar. Örneğin aşağıda yer alan borç için 1.830.097,72 TL nakdi olarak banka hesaplarından ödeme yapmak suretiyle tehir icra kararı alınmaktadır.

metin, ekran görüntüsü, yazı tipi, sayı, numara içeren bir resim

Yapay zeka tarafından oluşturulmuş içerik yanlış olabilir.

Faiz Yönünden; Ülkemizde istinaf mahkemelerinde ortalama süre 18 ay kadar devam etmektedir. Bu borç için 18 ayda kanuni faiz işlenmesi durumunda her ay % 2 18 ayda % 36; ticari faiz ödenmek suretiyle faiz işlenmesi durumunda ise her ay % 4,5 18 ayda ise 74,25 oranında faiz ödenmek durumunda kalacaktır.

Yani kamu idaresi hesabından 1.790.164.56 TL tutarlı borç için 1.830.097,72 TL çıkmış olmakla kalmayacak istinaf mahkemesinin kaydedilmesi durumunda 600.000 ila 1.225.000 TL daha faiz ödenmiş olacaktır. Hem de parasını aylarca önce bankanızdan çıkan bir bedelle ödemiş olmanıza karşın. Yani kamu idareleri zaten hali hazırda bankalarından çıkan yani ödedikleri bir borç sözkonusu iken bu denli neredeyse borç ana parasından daha fazla bir faiz ödeme sorumluluğunun altına girmektedir.

Aşkın Zarar Yönünden; Kaldı ki son yıllarda enflasyonist ortamda faizi aşan bir aşkın zarar söz konusu olması nedeniyle munzam zarar ödemesi söz konusu olmaktadır. Yukarıda anılan borç için bugün itibarıyla ortaya çıkan aşkın zarar mevcut borcun tam 11 katına ulaşmış durumda olup, tehiri icra kararı nedeniyle borcun ödenmediği hergün aşkın zarar miktarı artmaktadır. Ödenmesi gereken tutar şu anda 15 milyonu aşmış olup tehiri icra döneminde bu tutar çığ gibi artmaya devam etmektedir.

Sorumluluklar Yönünden; Kamu idarelerinin bu tür ödemelerde ana para ödemesinin emanetten ya da ilgili harcama kaleminden ödemesini gerçekleştirdiklerini bunu aşan tüm ödemeleri ise kişisel kusur ve sorumluluklarını gizleme adına mahkeme harç ve giderleri kaleminden gizleyerek, üstünü örterek ödedikleri görülmekte ise de bu yöntem hızlıca ortaya çıkartılacak durumdadır.

Kanunlarında hukuki sürecin neredeyse her aşamasında uzlaşma hakkı tanınan idarelerin uzlaşarak 1,4 milyon gibi bir rakamla ödeme yapması ve borcu kapatması mümkünken (bu tutarın çok daha fazlası kamu hesaplarından çıkmış olmasına karşın) 20 milyonu aşkın bir bedelle borcun kapatılmasında sorumlulukları oluşacaktır.